Değerlendirmelerimiz bazen çok ilginç olmuyor mu?

Öncelikle herkese iyi haftalar dilerim. Değerlendirme kelimesinin Türk Dil Kurumunca anlamını sizlere aktardıktan sonra paylaşımlarımı yapmak istiyorum. TDK’ya göre; ‘Bir şeyi yerinde ve yararlı bir yolda kullanma, kıymetlendirme ve bir şeyin özünü, önemini, nitelik ve niceliğini saptamak.’ anlamını taşımaktadır. Anlamını incelediğimizde ‘değerlendirme’ yapıyor isek, bu ölçüte göre yapmak gerekmez mi?

03.12.2017 tarihi günü saat 19.00 sularında arnavutköy yolundan Bebeköy MAC spor klübüne spor yapmak için gidiyordum. Yolda giderken bir veteriner tabelasına rastladım ve scottish fold cinsinde erkek cinsiyetinde olan kedimiz için acaba bir takip cihazını içinde barındıran tasma ya da deri altı takip cihazı gibi bir cihaz almayı, yaptırmayı istiyordum. Çünkü kedimizin çiftleşme zamanı geldi ve geçiyor. Buradan hareketle, o dükkana girdim ve sıkıntımı, olası çözüm önerilerimi söyledim. Karşılığında aldığım tek cevap, kedimizi kısırlaştırmamız gerektiği oldu. Zaten çiftleşecek bir kedi bulamadık çevremizden, ona mı üzülelim yoksa bürokratik engel ve düşünme engellerinden dolayı veteriner (Hayvan hastalıkları ile ilgilenen doktor, baytar – TDK’ya göre tanım) arkadaşımızın tek cevabı bu oldu. Sonuçta veterinerlik ve pet shop kavramlarının iki birleşik kavram olmadığını biliyorum fakat yüksek lisansımı yaptığım ülke ve o ülkenin eyaletinde veterinerlik ve pet shop aynı çatı altında işletiliyordu. TDK ya göre hayvan hastalıklarına çözüm bulacak, bulmaya uğraşacak kişi anlamını taşıyor veteriner kelimesi. Fakat dün gördüğüm görüntü cidden hem kişi adına üzücü, hem ülke adına hem de hayvan dostlarımız adına üzücü bir görüntüydü. Muassır medeniyetler olarak nitelendirdiğimiz bazı ülkeler, Osmanlı devleti olduğumuz zaman medeniyetin sözcük anlamını arayıpta bulamıyor durumda idiler. Fakat şimdi ki süreç sanki tam tersine dönmüş gibi. Tabi bu ifadem, değerlendirmem tamamen gerçeklere dayalı, yapılan anket ve bilimsel ölçümlere dayalı. Değerlendirme kelimesinin anlamını hangi konuyu ele aldıysak ve orada kullanıp ölçütlendirdiysek, kesin kes fayda üretiyor olmalı konusunda sanırım hemfikiriz. Bugün veteriner ağırlıklı olarak, sadece kesip biçmekten para kazanıyor ki bu ifadeyi bana kullanabiliyor. Tabi bu ifadeyi kişi bana söyledikten sonra, cevabım çok netti; ‘Sizin böyle bir sıkıntınız olsa ve çözüm araştırmak yerine size kısırlaştıralım sizi desek ne hissederdiniz ya da düşünürdünüz (insan varlığı ile hayvan varlığı arasındaki en önemli donanımsal özellik. Fakat ortak paydamızın hisler ve bazı durumlarda düşünme özelliğimizin olduğu ölçümlenmiştir. Buradan hareketle, İnsan varlığına bu kadar benzeyen bir varlığın, hayvanların bu kadar soyutlanması, ortak paydalarımızdan biri olan duygudan yoksun bir şekilde hareket, kararlara maruz kalması anlaşılabilecek bir olgu değildir.), tek çözümün bu olmaması gerekiyor’ dedim. Fakat karşı taraftan daha garip bir cevap geldi; ‘Kısırlaştırmanın bilimsel olarak, daha yararlı olduğu gerçeği var.’ Bilimsel bulgular hava da uçuşuyor resmen. O cevaba karşılık vermek yerine, ‘Sağlık olsun, iyi geceler’ diyerek cevap verdim. Fakat beni ciddi ciddi düşündürdü bu konuşma. Evet biz insanlar olarak, hayvanları çokta seven insanlar olarak geçmişte bu durumlara karşı sessiz kalmış olabiliriz. Kaldı ki protesto kavramını da çok doğru bulmuyorum. Onun yerine çözüm önerisi ve aksiyonu ile ilgileniyorum. Bu yaşadığım deneyimden sonra içimden şöyle bir hissiyat geçti; ‘Kafamda planladığım geleceğe doğru giderken, maddi ve zamansal anlamda rahat bir konjöktürde olursam bu konuda çözüm oluşturacağım.’ Ve belki de bu nedenle BATMAN olmak isteği hep içimde vardı. Bu hissiyattaki ana fikir nedeniyle, sadece dövüşen ya da para gücünü kullanmak yerine farklı rollerin bir çatı altında toplandığı bir süper kahraman ve bir mentor olmak istedim.

Son olarak, veteriner ve pet shop yapılarının incelenmesi ve tabir-i caizse ilgili devlet makamlarının, denetleyici olmaktan ziyade yönlendirici olması gerektiğine inanıyorum. Sonuçta insan iradesi ile geliştirilmeyen toplum, uzun vadede kaybetmeye mahkumdur. Bu sözü demişken, aklıma Mustafa Kemal ATATÜRK’ün çok değerli bir cümlesi geldi; ‘Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir.’ İlimle, irade ile, ruhsal olarak inançla çözümlenilmeyecek bir konu, sıkıntı yoktur hele ki tüm kainat insan varlığına hizmet ediyorken. O nedenle, veteriner ve pet shop konusu, dayatma çözümlerle dolu olmamalı. Gerçekten fayda üretmeli yoksa bize hizmet eden kainatın varlıklarından olan hayvan dostlarımızın türleri yok olacak, bildiğimiz ve bilmediğimiz nice özelliklerinden mahrum kalıyor olacağız. Bunun olmasını anlamlandıramıyorum, sanırım hiçte anlamlandıramayacağım.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s