Yazılarım

Garip Bir Düzen

Açıkcası, bu başlığı atarken çokça düşündüm. Üzücü olan durumları bu şekilde nitelendirmek doğru mu yoksa yanlış mı diye, başlığı irdeledim; nihayetinde doğru bir ifade olduğuna kanaat getirdim. Bu başlığı attığım an, Laleli/Yenikapı da ki Fimka markamızın ana üssünde 6. katta kendi ofisimde otururken düşünüyorum. Dijitalliğin bu kadar içimize girdiği bir dünya düzeninde en ufacık bir konuyu bile yüzyüze konuşmak zaman kaybı değil mi? Oysa o zamanı, bilmediklerini öğrenmeye kullansak bence harika olurdu.

Laleli burası diye bir ifadeyi duyalı yaklaşık 9-10 yıl olacak. ‘Laleli burası’ ifadesini ‘this is sparta’ ifadesine yıllardır benzetiyorum. İnsanımız, alışkanlıklarından vazgeçmeyi bile düşünmüyor, sorgulamıyor ve bunun çokça sosyolojik nedeni var ve inanın anlıyorum fakat ülkenin geleceği ya da fasoncuların çalışan/nitelikli çalışan bulamadıkları tekstil eko sisteminin geleceği aklıma gelince içimden; ‘bunu sorgulayın bari’ diyorum. O an cebimize girecek para ile yıl sonu bir daire daha az alsak olmaz mı? Bu garip düzen bana bu soruları sordurtuyor ve eskiden herşeyi öğrenebilmek, anlayabilmek adına cidden bitmek bilmez bir tutkum olduğu gerçeğini arkadaşlarım bile net bir şekilde göremiyordu:) ya da o an tutkumu göstermemeyi birşekilde başarıyordum fakat ‘Laleli burası’ ifadesini duyduğum zamandan bu yana, öğrendiğim, öğrenmeye başlayacağım şeylere karşın bir dikkat kesildim. Çünkü, herşeyi bilmenin, öğrenmenin mutsuzlukla eşitlendiği bir dünya düzeninde, Laleli’de marka olmuş ya da o şekilde nitelendirilen bir şirketin yönetim kurulu üyesi olmak; mutsuzluğumu sanki ikiye katlıyor gibi gözükmekteydi. Ve bu garip düzeni iyileştirmek adına ya varımı yoğumu koyacaktım ya da bir çatallama yapıp, enerjimi bölüp, böldüğüm yerlere göre sınırlayacaktım. Maalesef ikinci söylediğime karar verdim. Ama ayırdığım enerji ile de bu garip düzen de ne gibi fark yaratabilirim onu düşünüyorum, ona göre planlar yapıyorum. Doğru olanı yapma arzumdan vazgeçmedim sadece istediğim/ düşlediğim yaşantıyı elde edebilmek adına seçim yaptım. Yüksek Lisans’ımı bitirip, ülkeye geldiğim andan itibaren bazı algıların değiştiğini görüyorum fakat bu kadar yavaş değişmesi ve başta ABD, ÇİN gibi ülkelerin vatandaşlarının ne gibi oluşumlara gittiğini okumak beni daha da üzüntülü hale getiriyor. Hem ülkece, hem kendi etkimin bir nebze olsa da ulaştığı çevre/çevrelerimin bu gelişmelere karşı, avare avare sadece anı, günü, ayı kurtarmayı hedeflemesi benim ağrıma gidiyor. Laleli’de diğer YK üyelerine ya da yaşamını bu bölgeye adamış insanlara göre daha az vakit geçirmiş olabilirim fakat yaşıtlarıma göre Laleli’yi deneyimlemek gerçekten hayatta kalabilmenin, yaşama devam edebilmenin ne anlama geldiğini, hayatta kalma genini nasıl harekete geçireceğini bilmenin ne demek olduğu anlamını taşıyor. Bu açıdan şanslı ve doğru bir tercihte bulunmuşum diyorum, fakat şuanda 30 yaşındayım. Yaşım bir çok kişiye göre genç. Oysa bu kadar mutsuzluk havuzunun içerisinde genç olduğumu hissetmiyorum. Biyolojik olarak yaş 30, ruhsal olaraksa 40-45 yaşları arasında bir yerde olduğumu hissediyorum. O nedenle, biyolojik olarak ana planlarımı bitirmiş bir şekilde 40-45 yaşı arasına gelmeyi hedefliyorum. Bu bağlamda, şuanki sorumluluğum http://www.fimkastore.com (Aile içerisinde) websitesini, global bir e-ticaret sitesine dönüştürmek. Bu sorunun cevabını, bu bilgilere sahip olmayan/olamayan insanlar topluluğuna nasıl anlatırımı sorguladığımda, o kadar bilgiye sahip olsam da bilmiyorum cevabı dilimin ucuna geliyor. Bu nokta da  üretebileceklerimin yanında üretemediklerim aklıma ister istemez geliyor. Bu hayat denen yolculukta, Eşim Sn. Sinem KÖSELİÖREN’in iyi ki yanımda olduğuna şükür ediyorum. Çünkü, saygı, değer verme/gösterme benim için çok önemli kavramlar, bu kavramların eksildiği bir yer olarak Laleli’yi görmek hayatımın belli ve önemli zamanını burada geçirmiş bir birey olarak gerçekten üzücü hissettiriyor. Bir garip düzen tanımı içinde hüznü de barındıyor, sorgulamayı da barındırıyor. Benim bakış açımdan, sorgulamayı seçen bir birey olarak bu düzenin iyi yönde gelişmesi gerektiğine ciddi derecede inanıyorum ve olması için ayırdığım enerjimin tümünü kullanıyor olacağım.

Bu garip düzen, belki bugün değişmeyecek ama ya dönüşmeyi öğrenecek ya da yok olup gidecek. Bu durumun götürdüğü ya da gittiği yön itibariyle, maalesef gerçek bu. Ya da bir takım simsarların dediği gibi, bir müşteri gider, bir müşteri gelir. Halbuki birazcık vizyonla, birazcık inançla, bu işi globalleştirebiliriz ve bu sayede de anı yaşama döngüsünden çıkabiliriz. Zaten tüm problem de bu. Bu döngüde kalınma arzusu. Bu döngüden çıktığımız an ‘Laleli burası’ diyen insanların olacağına inanmıyorum. Hadi hayırlısı.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s